modern günce
Dünya,  Gündem

DOLAR ÜZERİNE

Dolar Neden Yükseliyor? Bu yazımızda son günlerde çok fazla merak edilen “dolar neden yükseliyor” sorusuna ekonomik her açıdan cevap vermeye çalışacağız

Dolar Neden Yükseliyor: Ana Etmenler

Türkiye ekonomisinde geçmişten bugüne öne çıkan ”dolar” meselesini inişleriyle, çıkışlarıyla, farklı yönleriyle olabildiğince basitleştirilmiş bir şekilde “Dolar Neden Yükseliyor?” başlığı adı altında anlatmaya çalışacağız. Ekonomi, maliye, finans vb. alanlar oldukça kafa yorucu ve etkenler zinciriyle bağlanmış konular içerir. Dolayısıyla bu yazımızda dolar kuru meselesini “Dolar Neden Yükseliyor?” başlığı adı altında anlaşılır kılmaya çalışacağımızı belirtmek isteriz. Öncesinde bilmeniz gereken bazı kavramları tanımlamak gerekiyor:

  • Likidite : Kolaylıkla paraya çevrilebilecek mallardır. Hisse senedi, altın vb.
  • Sermaye piyasası : Yatırımcıların, birikimlerini getiri beklentisiyle yatırım araçlarında kullandığı piyasadır.
  • Cari açık: Ülkenin ithalat ve ihracatı arasındaki farkı, ticari açığıdır.
  • İthalat ve İhracat : İthalat dışardan mal alımı, ihracat dışarıya mal satımıdır.
  • Ar-Ge : ”Araştırma ve Geliştirme”nin kısaltmasıdır.

Dünyada ve Türkiye’de Dolar Kurunun Durumu

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’de dolar kuru son 10 yılın en yüksek değerlerinden birine ulaştı fakat dünya ekonomisindeki durumunda Euro ve Sterlin gibi para birimleriyle kıyaslayınca doların uzun dönemler değer kaybettiğini gözlemliyoruz ve burada dikkat edilmesi gereken bir nokta da Türkiye’de dolar çok hızlı bir şekilde değer kazanırken dünyada değer kazanmasının çok yavaş ve kazandığı değerin de az olmasıdırAşağıda Dolar neden yükseliyor sorusunu son günlerde sık sık duyma sebebimiz var, Dolar kuru. Dolar kuru “dolar neden yükseliyor“u doğuruyor.

Dolar Neden Yükseliyor?

Peki Dolar neden yükseliyor? Şimdi bu yükselişin veya düşüşün etkenlerine göz atalım:

  • İç Etkenler : Ülkenin ihracat ve ithalat durumu, üretim, ülkedeki faiz oranı, istihdam…
  • Dış Etkenler : Yabancı yatırımcılar, dünya merkez bankaları faiz oranları, global krizler, ambargo, dış politikadaki tutumlar…

Dolar kurunun dalgalanmasında  dokuz etmeni de göz ardı etmemek lazım.

Para  arzı,  bütçe  açığı,  yabancı yatırımlar,  işsizlik,  iç  borç,  ithalat, ihracat, enflasyon  ve  cari  açık  değişkenlerinin  kura  etkisinin istatistiksel  olarak  anlamlı  olduğu  gözlemlenmiştir.

1- İTHALAT ve İHRACAT

Tabloyu incelediğimizde toplam ihracatın 2020 Ocak’ta %6.4 arttığını görüyoruz. Evet bu olumlu bir durum gibi görünüyor fakat toplam ithalat hacmine baktığımızda da bir artış söz konusu ve bu artış %18’lik bir oranla ihracatta büyümenin 3 katı kadar. Böylece cari açık daha da artıyor. Cari açığın dolar neden yükseliyor sorusunu nükse etmesini şöyle bir örnekle açıklayalım:

Cebimizde 100 lira olduğunu hayal edelim. Cebimizde ki paradan 10 lira fazla para harcarsak  borçlanmış oluruz. Daha sonra cebimize giren parada artış yaşanarak 150 lira olsa ve biz yine bütçemizi aşarak 200 lira harcasak tekrar ve daha büyük değerde borçlanmış oluruz.  Elimizde ki para artıyor olsa bile harcamalarımız da oran olarak büyüyerek cari açığın büyümesine sebep oluyor. Doğru olan ise cebimize giren para artarken harcamalarımızın da azalması veya aynı kalmasıdır. Böylece ekonomimiz büyüyebilir, aksi takdırde ekonomik hacmimiz daralacaktır.

Bu grafikte de yıllar içerisindeki ihracat ve ithalat değişimlerini görüyoruz. Tıpkı verdiğimiz örnekte olduğu gibi ihracatta bir artış söz konusu fakat diğer yandan ithalat arayı açarak artıyor. Mesela 2009 yılındaki cari açık yaklaşık 40 milyar dolar iken 2018 yılı Şubat ayında yaklaşık 80 milyar dolarla 2 katına çıkmış.

Peki ithalat ile ihracat arasındaki bu açıklık doları nasıl etkiler? Nasıl azaltılabilir? Neler yapılmalıdır?

NASIL ETKİLER?:

Türkiye Cumhuriyeti, dış ticaretinde doğal olarak  doları kullanıyor. Bu yüzden dışardan ürün alırken dışarı satabileceğimiz bir üretimimiz olması lazım yoksa ithalat ihracattan fazla olur. Bu cari açığın büyümesine sebep olur. Bunun sonuçları olarak yurda dolar girmesi gerekirken yurttan fazlasıyla dolar çıkar. Bundan ötürü piyasada dolar azalır, TL artar. Ve bu durum TL’nin değer kaybetmesine, doların da yükselmesine sebep olur.

NASIL AZALIR:

Eğer ithalat oranı azalırsa ihracat sabit kalsa bile dışarı çıkacak dolar miktarı azalacağı için  piyasada ki TL miktarında ki artış düşer. Dışa bağımlı bir ülke olduğumuz için asla ithalat sıfıra düşmez ama ihtiyacımız olan ürünleri alırken ihracat oranına dikkat etmemiz şart.

NE YAPILMALIDIR:

Son zamanlarda savunma ve Ar-Ge çalışmaları ile yerli ve milli teklonojik ürünlerde ki artışın ihracata yansıması pozitif olacaktır. Bu tür çalışmalar artmalı ve acilen seri üretime geçmelidir. Seri üretim, sanayi ve ağır sanayi ihracat için çok önemlidir. Aslında yapılması gereken şey basit: Dışardan son model telefon, araba, PC, vb. Ürünler ithal etmektense standartlara uygun ürünler yapıp satmaktır. Ve bu uzun vadeli bir çözümdür.

2- FAİZ ORANLARI

Bu başlık altında hem TCMB (T.C. Merkez Bankası) hem de başta FED (ABD Merkez Bankası) olmak üzere dünyadaki başlıca merkez bankalarının faiz oranlarını ve bu oranların dolar kuruyla bağlantısını çözümleyeceğiz. Dolar neden yükseliyor anlayabilmek için faiz oranları bir hayli önemli.

Aşağıda ki tabloda birçok ülkenin belirlemiş olduğu faiz oranları görülmekte. Bizim için FED ve TCMB oranları çok önemli. Merkez Bankası Türkiye’deki faiz oranının %8 olmasının ideal olduğunu daha önce belirtmişti.

2013 yılında FED, piyasaya çok düşük faizlerle dolar sürme kararı aldı. Bunun sonucunda ABD’deki yatırımcılar bundan faydalanarak yatırıma müsait ülkelere yöneldi. Bunlardan biri de bizim ülkemizdi. Ülkeye giren döviz ve yapılan yatırımlarla ciddi bir kamu geliri elde edildi. Ve bu yatırımların artarak devam etmesi 2016 yılına kadar oldu.

2013 yılından itibaren yatırımlardan ve dövizden gelen gelirlerin Ar-Ge, sanayi, modern tarım gibi üretici fonksiyonlara harcanması gerekirken çoğunlukla inşaat sektörüne harcanıldı. Bu durumda yollar, konutlar vb. ulaşım ağları doğrudan ihracatta kullanılamayacağından bu kamu yatırımı ihracatı pek etkilemedi. Ancak son yıllarda savunma sanayi ve Ar-Ge neticeleriyle ihracatlık ürün elde edebildik. Burada FED faiz oranının düşük olması yatırımcıya iş kurma imkanı verdi ve ülkemizdeki yatırımcıların bize kattığı değerleri pek iyi değerlendiremedik.

Peki tekrar yatırımcıları ülkeye çekmek için ne yapabiliriz?

Bunun için dış politikalardaki tutumların ve ülke içi siyasi durumun etkisi yadsınamaz. Dış politikada iyi anlaştığımız ülkelerin yatırımcıları ile iyi ilişkiler kurmamız daha kolay olacaktır. Nitekim dış ilişkiler konusunda anlaşamadığımız ülkelerin yatırımcılarının tercih listelerinde dahi olmayız. Dış yatırımcının ilgilendiği bir başka konu ise ülke içi refah, sürekli iktidar, vergiler vb. gündem ile alakalı Türkiye’nin pandemi sebebiyle bir çok ülkeye yardım göndermesi iyi ilişkiler kurmak adına çok önemli bir adım oldu. Bu tutumumuzun karşılığı olarak yabancı yatırımlarda artış gözlenebilir diye tahmin ediyorum.

TCMB’nin optimum faiz oranını %8 olarak açıkladığından bahsetmiştik. Bu faiz oranının düşürülmesi durumunda insanlar kolayca para çekip piyasayı canlandıracaktır. Fakat bu oran çok düşük olursa fazla zenginleşme olacak, üretkenlik azalacaktır.

Modern Günce dolar

3- ENFLASYON ve DEFLASYON

Dolar neden yükseliyor anlayabilmek için bir de Enflasyon ve Deflasyon ikilisi var. Enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin sürekli ve etkileyici biçimde artışı demektir. Bir ülkede yıllık enflasyon %2 ve altında ise bu idealdir. Bu oranların olduğu ülkelerde gelir artışı neticesinde bu artışı üreticiye yansıtmak iyi enflasyondur. Örneğin kilosun 1 TL’den alınan domatesi gelirler arttığında üreticinin de kalkınması için domatesin 1.20 TL’den alınması iyi bir enflasyondur. Bu durum alım gücünü etkilemez fakat bu oranın yüksek olması tüketiciyi fazla etkiler. Alım gücü düşer. Kişinin geliri sabitken enflasyonun yüksek olması alım gücünü zayıflatır. Bu da kötü anlamda enflasyondur.

Ülkeye karşılığı olmayan döviz ve altın miktarının girişinin artması, para arzının artması, üretimin doğal kaynaklara ya da farklı bir nedene bağlı olarak azalması da enflasyon oranını etkileyen sebepler arasındadır.

Enflasyonun tam tersi olan deflasyonsürekli fiyat düşüşüdür. Fakat diğer yandan fiyat artışlarını azaltmak, durdurmak ve enflasyona eğilimi karşısında fiyatları düşürmeyi amaçlayan bir yöntem bütünüdür. Yalnız bunun dengesi kurulmadığında da alım gücü artarken üreticiler zarar edip batabilir. Bu da ciddi işsizlik durumları doğurur. Bunun en önemli örneği Japonya’dır.

Bunların yanında tabii ki global krizler, pandemiler, istihdam, vergiler vb. uzadıkça uzayan ve “Dolar neden yükseliyor?” sorusunu bizlere sordurtan birçok  etken mevcuttur lakin yukarıda anlatmaya çalıştığımız  bu üç önemli unsuru anlamak için yeterli olacağını düşünüyorum. Gündem sürekli değiştiğinden, döviz ve ekonomiye de yansıyor. Konunun daha iyi anlaşılması için sizlere şu kitabı önerebilirim.

karl max iktisat üzerine


Yazarımızın diğer yazılarını incelemek için tıklayınız…

Yazar Detayları

Dokuz Eylül üniversitesi.
İçinizden öyle biri…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir